Hello People
DerslerKelimelerOyunlar

Günlük hedef

0/30

Her gün 30 puan topla, seriyi koru.

0gün seri0puan

Peo'nun notu

Kelimeler tuğladır, gramer ise harç. Günde 5 dakika ayırırsan cümle kurmak çok daha kolay hale gelir.

İngilizce konularıSatranç dersleriPython dersleriMüzik dersleriHakkındaİletişimGizlilikKullanım koşullarıÇerez politikası

© 2026 Dijital Masallar · hello@dijitalmasallar.com

DerslerKelimelerOyunlar
Derslere dön·Tüm B2 konuları
B2 · Ünite 51 özeti

Çıkarım modalları

Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.

Özet tablo

YapıAnlamÖrnek
must be / must + V1şimdi: eminim (-malı)You must be tired.
can't beşimdi: imkânsız (olamaz)That can't be true.
might / may / could beşimdi: belki (olabilir)She might be at work.
must have + V3geçmiş: eminim (-mış olmalı)It must have rained.
can't / couldn't have + V3geçmiş: imkânsız (-mış olamaz)She can't have seen me.
might / may / could have + V3geçmiş: belki (-mış olabilir)He might have missed the bus.
Dikkatçıkarımda mustn't yok → can'tHe can't be at home. (He mustn't be ✗)
  • must be / must + V1şimdi: eminim (-malı)Örnek: You must be tired.
  • can't beşimdi: imkânsız (olamaz)Örnek: That can't be true.
  • might / may / could beşimdi: belki (olabilir)Örnek: She might be at work.
  • must have + V3geçmiş: eminim (-mış olmalı)Örnek: It must have rained.
  • can't / couldn't have + V3geçmiş: imkânsız (-mış olamaz)Örnek: She can't have seen me.
  • might / may / could have + V3geçmiş: belki (-mış olabilir)Örnek: He might have missed the bus.
  • Dikkatçıkarımda mustn't yok → can'tÖrnek: He can't be at home. (He mustn't be ✗)
1

Yorgun olmalısın

must sadece zorunluluk anlatmaz; kanıta dayanarak emin olduğumuz bir tahmini de anlatır: You've been working all day. You must be tired. (Yorgun olmalısın / yorgunsundur.)

Türkçedeki -malı / -meli de iki anlamlıdır: “Gitmeliyim” (zorunluluk) ve “Evde olmalı” (tahmin). İngilizcede must ikisini de karşılar; hangisi olduğunu bağlam söyler.

Diğer fiillerle: He must know the answer. (Cevabı biliyor olmalı.) Şu anda devam eden bir iş için must be + -ing: They must be sleeping. (Uyuyor olmalılar.)

Sık hatalar: “He must to be at home” ✗, “He must is tired” ✗ → He must be … ✓.

  • The lights are on. They must be at home.

    Işıklar açık. Evde olmalılar.

  • You must be tired.

    Yorgun olmalısın.

  • He isn't answering. He must be driving.

    Cevap vermiyor. Araba kullanıyor olmalı.

Çıkarımda must = “%95 eminim”. Önce kanıtı düşün: Işıklar açık → Evdeler: They must be at home.

Bu dersi çalış
2

Bu doğru olamaz

Bir şeyin imkânsız olduğundan eminsen can't kullan: That can't be true! (Bu doğru olamaz!) He can't be hungry; he has just eaten.

Çıkarımda must'ın olumsuzu mustn't değil, can't'tir. mustn't yasak demektir: You mustn't smoke here. (Burada sigara içmemelisin.) “He mustn't be at home” ✗ → He can't be at home ✓.

couldn't be de aynı anlamda kullanılır, biraz daha vurguludur: It couldn't be him.

Türkçedeki olamaz bazen yetenek, bazen tahmin anlatır. Tahminse (öyle olması imkânsız) → can't be.

  • That can't be true!

    Bu doğru olamaz!

  • She can't be hungry. She has just had lunch.

    Aç olamaz. Az önce öğle yemeği yedi.

  • You can't be serious!

    Ciddi olamazsın!

must be ↔ can't be: “Eminim öyle” ↔ “Eminim öyle değil”.

Bu dersi çalış
3

Kütüphanede olabilir

Emin değilsen might / may / could + be: She might be at the gym. (Spor salonunda olabilir.) It could be Ahmet on the phone. (Telefondaki Ahmet olabilir.)

Olumsuz: might not / may not be = olmayabilir. Dikkat: couldn't be olasılık değil, imkânsızlık bildirir (= can't be). “couldn't be” ≠ “might not be”!

Kesinlik sırası: must be (eminim, evet) → might / may / could be (belki) → can't be (eminim, hayır).

  • He might be at the library.

    Kütüphanede olabilir.

  • Don't eat it. It could be poisonous.

    Onu yeme. Zehirli olabilir.

  • She may not know about the meeting.

    Toplantıdan haberi olmayabilir.

could be = olabilir, ama couldn't be = olamaz. Olumsuz olasılık için might not kullan.

Bu dersi çalış
4

Yağmur yağmış olmalı

Geçmişle ilgili emin olduğun tahminler için must have + V3: The streets are wet. It must have rained last night. (Dün gece yağmur yağmış olmalı.)

Türkçedeki -mış olmalı yapısının tam karşılığıdır: “Unutmuş olmalı” → She must have forgotten. “olmalı” → must, “-mış” → have + V3.

Sık hatalar: “It must rained” ✗, “It must have rain” ✗, “It must had rained” ✗. Kalıp hep must have + V3; have değişmez (has / had olmaz).

Konuşmada kısaltılır: must've (“mastıv” gibi okunur).

  • It must have rained last night.

    Dün gece yağmur yağmış olmalı.

  • She must have forgotten.

    Unutmuş olmalı.

  • I must have left my keys at the office.

    Anahtarlarımı ofiste unutmuş olmalıyım.

-mış olmalı = must have + V3. Özne ne olursa olsun “have” aynı kalır: He must have…

Bu dersi çalış
5

Görmüş olamaz

Geçmişte bir şeyin olmadığından eminsen: can't have / couldn't have + V3 = -mış olamaz. She can't have seen me; she wasn't wearing her glasses. (Beni görmüş olamaz; gözlüğü yoktu.)

Emin değilsen: might / may / could have + V3 = -mış olabilir. He might have missed the train. (Treni kaçırmış olabilir.)

Olumsuz olasılık: might not / may not have + V3 = -mamış olabilir. She might not have heard the phone. (Telefonu duymamış olabilir.)

Dikkat: “mustn't have” çıkarımda kullanılmaz → can't have ✓.

  • She can't have seen me.

    Beni görmüş olamaz.

  • He might have missed the train.

    Treni kaçırmış olabilir.

  • They may not have heard the news.

    Haberi duymamış olabilirler.

Geçmiş tahminin üç basamağı: must have (eminim) → might have (belki) → can't have (imkânsız).

Bu dersi çalış
6

Hepsini bir araya getir

Bu derste çıkarım modallarını karışık olarak tekrar edeceksin.

Şimdi: must be (olmalı), might / may / could be (olabilir), can't be (olamaz).

Geçmiş: must have + V3 (-mış olmalı), might / may / could have + V3 (-mış olabilir), can't / couldn't have + V3 (-mış olamaz).

  • You must be exhausted.

    Çok yorgun olmalısın.

  • Someone must have thrown a stone.

    Biri taş atmış olmalı.

  • The bus can't have left yet.

    Otobüs henüz kalkmış olamaz.

Bu dersi çalış
← Önceki · B2 · Ünite 50İleri edilgen yapılarSonraki · B2 · Ünite 52 →Should have / could have