Hello People
DerslerKelimelerOyunlar

Günlük hedef

0/30

Her gün 30 puan topla, seriyi koru.

0gün seri0puan

Peo'nun notu

Kelimeler tuğladır, gramer ise harç. Günde 5 dakika ayırırsan cümle kurmak çok daha kolay hale gelir.

İngilizce konularıSatranç dersleriPython dersleriMüzik dersleriHakkındaİletişimGizlilikKullanım koşullarıÇerez politikası

© 2026 Dijital Masallar · hello@dijitalmasallar.com

DerslerKelimelerOyunlar
Derslere dön·Tüm A2 konuları
A2 · Ünite 25 özeti

Going to / will

Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.

Özet tablo

KonuYapıÖrnek
going to: planam / is / are + going to + yalın fiilI'm going to visit my aunt.
going to: olumsuz / soruisn't going to · Are you going to…?Are you going to call her? — Yes, I am.
going to: kanıta dayalı tahminşu an gördüğün bir işaret varLook at the clouds! It's going to rain.
will: anlık karar, teklif, sözwill ('ll) + yalın fiilThe phone's ringing. — I'll get it.
will: olumsuzwon't (will not) + yalın fiilI won't tell anyone.
will: görüşe dayalı tahminI think / I'm sure / probably + willI think it will be cold tomorrow.
will: soruWill + özne + yalın fiil?Will you help me? — Yes, I will.
  • going to: planam / is / are + going to + yalın fiilÖrnek: I'm going to visit my aunt.
  • going to: olumsuz / soruisn't going to · Are you going to…?Örnek: Are you going to call her? — Yes, I am.
  • going to: kanıta dayalı tahminşu an gördüğün bir işaret varÖrnek: Look at the clouds! It's going to rain.
  • will: anlık karar, teklif, sözwill ('ll) + yalın fiilÖrnek: The phone's ringing. — I'll get it.
  • will: olumsuzwon't (will not) + yalın fiilÖrnek: I won't tell anyone.
  • will: görüşe dayalı tahminI think / I'm sure / probably + willÖrnek: I think it will be cold tomorrow.
  • will: soruWill + özne + yalın fiil?Örnek: Will you help me? — Yes, I will.
1

Yapacağım, planladım

Önceden karar verdiğin planları anlatmak için be going to + yalın fiil kullanılır: I'm going to visit my aunt this weekend. (Hafta sonu teyzemi ziyaret edeceğim; bu zaten planlı.)

Yapı Present Continuous'a benzer: I am, he / she / it is, you / we / they are + going to + fiil. Olumsuzda be'ye not eklenir: I'm not going to, she isn't going to, they aren't going to.

Sık hatalar: be'yi atlamak (“I going to cook” ✗), fiile ek getirmek (“going to cooking” ✗, “going to cooked” ✗). to'dan sonra fiil hep yalındır.

  • I'm going to visit my aunt this weekend.

    Bu hafta sonu teyzemi ziyaret edeceğim.

  • She's going to start a new job.

    Yeni bir işe başlayacak.

  • We aren't going to buy a car.

    Araba almayacağız.

Türkçedeki -ecek / -acak hem going to hem will olabilir. Önceden verilmiş bir karar varsa → going to.

Bu dersi çalış
2

Ne yapacaksın?

Soru için be başa geçer: Are you going to call her? Is he going to come?

Kısa cevaplar be ile verilir: Yes, I am. / No, I'm not. — Yes, she is. / No, they aren't.

Soru kelimesi en başa gelir: What are you going to do? Where is she going to stay? Sık hatalar: “Do you going to…?” ✗ ve “What you are going to do?” ✗. Sıra: soru kelimesi + be + özne + going to.

  • Are you going to call her?

    Onu arayacak mısın?

  • Yes, I am.

    Evet, arayacağım.

  • What are you going to do tomorrow?

    Yarın ne yapacaksın?

going to bir be yapısıdır; soruda do / does asla kullanılmaz.

Bu dersi çalış
3

Ben açarım!

will + yalın fiil konuşma anında verilen kararlar için kullanılır: The phone is ringing. — I'll answer it. (Önceden planlamadın, şu an karar verdin.)

Teklif ve sözler de will ile söylenir: I'll carry your bag. I'll call you tonight. Olumsuzu won't (will not): I won't tell anyone. Rica: Will you help me?

Türkçede bu durumlarda çoğu zaman geniş zaman kullanırız: “Ben açarım”, “Seni ararım”, “Kimseye söylemem.” İngilizcede bunların karşılığı will'dir, geniş zaman değil: “I answer it” ✗ → I'll answer it.

will her kişide aynıdır ve -s almaz: he will (“he wills” ✗). Arkasından to gelmez: “I will to help” ✗.

  • The phone is ringing. — I'll answer it.

    Telefon çalıyor. — Ben açarım.

  • I'll call you tomorrow.

    Yarın seni ararım.

  • Don't worry, I won't tell anyone.

    Merak etme, kimseye söylemem.

Türkçede “-ırım / -erim” ile teklif ya da söz veriyorsan, İngilizcede büyük ihtimalle I'll gerekir.

Bu dersi çalış
4

Bence kazanacak

Geleceğe dair fikrini ya da tahminini söylerken will kullanılır. Genellikle I think, I'm sure, probably, maybe ile birlikte gelir: I think it will rain tomorrow. I'm sure you'll pass.

Olumsuz tahminde İngilizler genelde I don't think … will der: I don't think he'll come. (“I think he won't come” yanlış değil ama daha az doğal.)

probably will'den sonra, won't'tan önce gelir: He'll probably be late. He probably won't come. Soru: Will it be cold tomorrow? — Yes, it will. / No, it won't.

  • I think it will rain tomorrow.

    Bence yarın yağmur yağacak.

  • She'll probably win.

    Muhtemelen o kazanacak.

  • I don't think he'll come.

    Geleceğini sanmıyorum.

Türkçedeki “Geleceğini sanmıyorum” yapısı İngilizcede de aynı: olumsuzluk think'e gider → I don't think he'll come.

Bu dersi çalış
5

İkisi de “-ecek”

Türkçede “Süt alacağım” tek bir cümledir; İngilizcede ne zaman karar verdiğine bakılır. Önceden karar verdiysen → going to: I'm going to buy milk on my way home. Karar şimdi, konuşurken verildiyse → will: We've got no milk. — Oh, I'll buy some.

Tahminlerde de fark var. Şu an gördüğün bir işaret varsa → going to: Look at those black clouds! It's going to rain. Sadece fikrin ise → will: I think it will rain tomorrow.

Kısaca: going to = plan ya da kanıt; will = anlık karar, teklif, söz ya da fikir.

  • I've got the tickets. We're going to see a concert.

    Biletleri aldım. Konsere gideceğiz.

  • We've got no milk. — Oh, I'll buy some.

    Sütümüz yok. — Ah, ben alırım.

  • Look at the clouds! It's going to rain.

    Bulutlara bak! Yağmur yağacak.

Sor: Bu kararı ne zaman verdim? Önceden → going to. Şimdi → will.

Bu dersi çalış
6

Hepsini bir araya getir

Bu derste going to ve will ile ilgili her şeyi karışık olarak tekrar edeceksin.

going to: am / is / are + going to + yalın fiil. Önceden yapılmış planlar ve şu an görülen işarete dayalı tahminler.

will ('ll) / won't + yalın fiil: anlık kararlar, teklifler, sözler, ricalar ve fikre dayalı tahminler (I think, probably).

  • My sister is going to have a baby.

    Kız kardeşim bebek sahibi olacak.

  • I'll open the door for you.

    Kapıyı senin için açayım.

  • I'm sure you'll love it.

    Eminim çok seveceksin.

Bu dersi çalış
← Önceki · A2 · Ünite 24Sıfat mı, zarf mı?Sonraki · A2 · Ünite 26 →Present Perfect'e giriş