Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Konu | Kural | Örnek |
|---|---|---|
| Past Simple | bitmiş, belli zaman: yesterday, last week, in 2020, ago | I saw him yesterday. |
| Present Perfect | zaman yok ya da dönem bitmedi: today, this year, ever, so far | I've seen him today. |
| When…? | When / What time sorusu hep Past Simple | When did you arrive? (When have you arrived ✗) |
| Haber → ayrıntı | haber Present Perfect, ayrıntılar Past Simple | I've lost my phone. I left it on the bus. |
| for / since | for + süre · since + başlangıç anı | for three years / since 2021 |
| How long…? | sürüyor: have + V3 · bitti: did | How long have you lived here? / How long did you live there? |
| ago | ne kadar önce → hep Past Simple | I moved here two years ago. |
| Dikkat | Türkçe “-dır” → Present Perfect | I've lived here for 5 years. (I live here for 5 years ✗) |
A2'de Present Perfect'i öğrendin: have / has + V3. Şimdi asıl soruya geliyoruz: Türkçedeki aynı “-dı” ne zaman Past Simple, ne zaman Present Perfect olur?
Past Simple: olay bitmiş, belli bir zamanda oldu. Zaman söyleniyor ya da belli: yesterday, last week, in 2019, two days ago, when I was a child. I lost my keys yesterday. Hayatta olmayan kişilerin hayatı da bitmiş bir dönemdir: Mozart wrote over 600 pieces of music.
Present Perfect: zaman söylenmiyor ya da içinde bulunduğumuz dönem henüz bitmedi: today, this week, this year, so far, ever, never, just, yet. I've drunk three coffees today.
Türklerin en sık hatası: “I have seen him yesterday” ✗. yesterday, ago, last…, in 2019 gördüğün an Present Perfect'i unut: I saw him yesterday ✓.
I saw that film last week.
O filmi geçen hafta gördüm.
I've seen that film.
O filmi gördüm. (Ne zaman olduğu önemli değil.)
She has called me twice today.
Bugün beni iki kez aradı.
“this morning” saate bağlıdır: saat 10'da “I've had two coffees this morning” dersin (sabah sürüyor); akşam ise “I had two coffees this morning” (sabah bitti).
Bir konuşma çoğu zaman Present Perfect ile başlar (haber), sonra Past Simple ile devam eder (ayrıntılar). I've lost my phone! — Oh no! Where did you lose it? — I left it on the bus.
Neden? İlk cümlede zaman belli değil, önemli olan sonuç. Ama ayrıntılara geçince olay artık geçmişte belli bir anda duruyor: nerede, nasıl, ne zaman → Past Simple.
When…? ve What time…? soruları her zaman Past Simple ister, çünkü belli bir zaman soruyorsun: When did you arrive? ✓ — “When have you arrived?” ✗
Have you ever…? sorusuna “evet” dersen ayrıntı yine Past Simple ile gelir: Have you ever been to Paris? — Yes, I went there in 2022.
I've broken my arm. — How did it happen?
Kolumu kırdım. — Nasıl oldu?
When did you start this job?
Bu işe ne zaman başladın?
Have you ever met a celebrity? — Yes, I met Tarkan last year.
Hiç ünlü biriyle tanıştın mı? — Evet, geçen yıl Tarkan'la tanıştım.
Türkçedeki “ne zaman …dın?” sorusu İngilizcede hep When did…? olur. “When have you…?” kalıbını hiç kullanma.
Geçmişte başlayıp hâlâ devam eden durumlar için Present Perfect kullanılır. Türkçede bunu “-dır / -den beri” ile ve çoğu zaman şimdiki ya da geniş zamanla söyleriz: Beş yıldır burada yaşıyorum → I have lived here for five years.
Türklerin klasik hatası: “I live here for five years” ✗ ya da “I am working here since 2020” ✗. Cümlede “-dır / -den beri” anlamı varsa fiil have / has + V3 olur.
for + süre: for three days, for ten years, for a long time. since + başlangıç anı: since Monday, since 2015, since I was a child. Türkçede ikisi de “-dır / -den beri” olabilir; İngilizcede ayrılır: for = ne kadar süredir, since = ne zamandan beri.
Soru: How long have you…? = Ne zamandır…? How long have you known Ayşe? — Since university. / For ten years.
I have lived in Izmir for five years.
Beş yıldır İzmir'de yaşıyorum.
She has worked here since 2020.
2020'den beri burada çalışıyor.
How long have you known him?
Onu ne zamandır tanıyorsun?
Hızlı test: arkasından bir süre mi geliyor (iki saat, üç yıl) → for. Bir an / tarih mi geliyor (Pazartesi, 2010, çocukluğum) → since.
for iki zamanla da kullanılabilir, ama anlam değişir. I have lived in Bursa for ten years. = Hâlâ Bursa'dayım. I lived in Bursa for ten years. = Artık orada yaşamıyorum; o dönem bitti.
Aynı fark soruda da var: How long have you worked there? (Hâlâ orada çalışıyorsun.) How long did you work there? (Artık çalışmıyorsun.)
ago = önce. Olayın ne kadar önce olduğunu söyler, bu yüzden hep Past Simple ile gelir: I started this job three years ago. Aynı bilgi: I have worked here for three years.
since'ten sonra bir cümle gelirse o cümle Past Simple olur: I've known her since we were at school. Ana cümle Present Perfect, başlangıç anı Past Simple.
I lived in Germany for two years.
İki yıl Almanya'da yaşadım. (Artık orada değilim.)
I've lived in Germany for two years.
İki yıldır Almanya'da yaşıyorum.
He left school five years ago.
Beş yıl önce okuldan ayrıldı.
Türkçedeki “iki yıl yaşadım” (bitti) ile “iki yıldır yaşıyorum” (sürüyor) farkı, İngilizcede lived ile have lived farkıdır.
Bu derste Present Perfect ile Past Simple farkını karışık sorularla tekrar edeceksin.
Bitmiş, belli bir zaman (yesterday, last year, ago, in 2010) ya da When…? → Past Simple. Zaman yok, dönem bitmedi (today, this year, so far) ya da hâlâ sürüyor (for / since) → Present Perfect.
Haber Present Perfect ile verilir, ayrıntılar Past Simple ile anlatılır. Türkçedeki “-dır” ise neredeyse her zaman Present Perfect demektir.
I've read this book three times so far.
Bu kitabı şimdiye kadar üç kez okudum.
When did you last see him?
Onu en son ne zaman gördün?
My parents have been married for forty years.
Annemle babam kırk yıldır evli.