Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Konu | Simple Present | Present Continuous |
|---|---|---|
| Ne zaman? | Alışkanlık, rutin, genel bilgi | Şu an, konuşma anında olan |
| Yapı | I work · she works | I'm working · she's working |
| Zaman ifadeleri | every day, usually, often, on Mondays | now, right now, at the moment, Look! |
| Örnek | I go to school every day. | I'm going to school now. |
| Türkçesi | Her gün okula gidiyorum. (alışkanlık) | Şu an okula gidiyorum. (şu an) |
| Durum fiilleri | like, love, want, need, know, understand, have | -ing almaz: “I'm knowing” ✗ |
İki zamanı da biliyorsun. Şimdi hangisini ne zaman kullanacağını öğrenelim.
Simple Present: alışkanlıklar, rutinler ve her zaman doğru olan bilgiler. I drink tea every morning. (Her sabah çay içerim.)
Present Continuous: tam şu anda, konuşurken olan şeyler. I'm drinking tea now. (Şu an çay içiyorum.)
Kendine şunu sor: “Bu bir alışkanlık mı, yoksa şu an mı oluyor?” Alışkanlıksa Simple Present, şu an oluyorsa Present Continuous.
Tom works in a bank.
Tom bir bankada çalışıyor. (mesleği)
Tom is working now.
Tom şu an çalışıyor.
She usually walks to work, but today she's taking the bus.
Genelde işe yürüyerek gider ama bugün otobüse biniyor.
Meslek, nerede yaşadığın gibi genel bilgiler Simple Present ile söylenir: I live in Ankara.
Cümledeki zaman ifadesi çoğu zaman hangi zamanı kullanacağını söyler.
Simple Present ipuçları: every day / every week, always, usually, often, sometimes, never, on Mondays, in the morning.
Present Continuous ipuçları: now, right now, at the moment, Look!, Listen! ve bugün farklı bir şey oluyorsa today.
Aynı fiil iki zamanda da kullanılabilir; değişen, olayın ne zaman olduğudur.
I usually get up at seven.
Genelde yedide kalkarım.
We're having lunch at the moment.
Şu anda öğle yemeği yiyoruz.
She never drinks coffee.
Hiç kahve içmez.
Cümlede zaman ifadesi yoksa anlamdan karar ver: genel bir bilgi mi, şu anki bir olay mı?
Türkçede -yor ekini iki farklı iş için kullanırız: şu an olan şey için (Şu an okula gidiyorum) ve alışkanlık için (Her gün okula gidiyorum). İkisi de kulağa çok doğal gelir.
İngilizcede bu iki anlam iki ayrı zamana ayrılır. Şu an → I'm going to school now. Her gün → I go to school every day.
Yani Türkçe cümlede -yor görmek, İngilizcede otomatik olarak -ing kullanmak demek değildir. Önce sor: şu an mı, alışkanlık mı?
Küçük bir test: Türkçe cümleyi -r ile söylemeyi dene (gidiyorum → giderim). Anlam bozulmuyorsa İngilizcede Simple Present kullan. “Her gün okula giderim” olur → I go. “Şu an okula giderim” olmaz → I'm going.
I go to school every day.
Her gün okula gidiyorum.
I'm going to school now.
Şu an okula gidiyorum.
My father works in Istanbul.
Babam İstanbul'da çalışıyor.
“Ne iş yapıyorsun?” da genel bir bilgi sorusudur: What do you do? “What are you doing?” ise “Şu an ne yapıyorsun?” demektir.
Bazı fiiller bir hareketi değil, bir durumu, duyguyu ya da düşünceyi anlatır: like, love, hate, want, need, know, understand ve sahip olmak anlamındaki have.
Bu fiiller şu an için bile genellikle -ing almaz: I want a coffee now. (Şu an bir kahve istiyorum.) “I am wanting” yanlıştır.
Türkçede “istiyorum, biliyorum, anlıyorum, seviyorum” deriz; hepsinde -yor var. İngilizcede ise: I want, I know, I understand, I love.
have sahip olmak anlamında -ing almaz: I have a car (“I'm having a car” ✗). Ama yemek yemek, duş almak gibi eylemlerde alabilir: I'm having breakfast.
I know the answer.
Cevabı biliyorum.
Do you understand me?
Beni anlıyor musun?
She needs help now.
Şu an yardıma ihtiyacı var.
Kısa listeyi ezberle: like, love, hate, want, need, know, understand, have (sahip olmak) → -ing yok.
Bu derste öğrendiğin her şeyi karışık olarak tekrar edeceksin.
Alışkanlık, rutin, genel bilgi → Simple Present: I go to school every day.
Şu an olan → Present Continuous: I'm going to school now.
Türkçedeki -yor seni yanıltmasın. Durum fiilleri (know, want, need, like…) -ing almaz.
My mother drinks tea every morning.
Annem her sabah çay içer.
Be quiet! I'm talking on the phone.
Sessiz ol! Telefonda konuşuyorum.
I know your sister.
Kız kardeşini tanıyorum.