Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Konu | Kural | Örnek |
|---|---|---|
| a | ünsüz sesle başlayan tekil isim · ilk kez / herhangi biri | a car, a university |
| an | ünlü sesle başlayan tekil isim | an apple, an hour |
| Meslek | a / an zorunlu | She is a doctor. |
| the | bilinen, belirli ya da tek olan şey | the sun, Close the door. |
| Artikelsiz | genel anlamda çoğul / sayılamayan isim | I like cats. Water is important. |
| Kalıplar | artikelsiz: at home, by bus · the ile: play the guitar | go to bed, have lunch, go to the cinema |
| Yer adları | çoğu ülke / şehir artikelsiz · the: deniz, nehir, the USA / the UK | Turkey, the Black Sea |
Türkçede “Bir arabam var” derken “bir”i bazen söyler bazen atarız. İngilizcede tekil, sayılabilen bir isim yalnız kalamaz: önüne a / an (ya da the, my…) gelir. “I have car” yanlış, I have a car doğru.
a / an “herhangi bir” ya da ilk kez bahsedilen şey için kullanılır. Burada ses önemlidir, harf değil: ünlü sesle başlıyorsa an (an apple, an hour — h okunmaz), ünsüz sesle başlıyorsa a (a book, a university — “yu” diye okunur).
Türkçe konuşanların en sık hatası meslekler: Türkçede “O doktor” deriz ama İngilizcede She is a doctor demek zorundayız.
I have a car.
Bir arabam var.
She is a doctor.
O doktor.
I waited for an hour.
Bir saat bekledim.
Çoğul ve sayılamayan isimlerle a / an kullanılmaz: “a books”, “a water” yanlış.
the, dinleyenin hangi şeyden bahsettiğimizi bildiği durumlarda kullanılır. Türkçede bunu çoğu zaman belirtme ekiyle (-ı, -i) anlatırız: Bir kitap aldım → a book. Kitabı okudum → the book.
İlk kez bahsederken a / an, ikinci kez the: I saw a dog. The dog was very big.
Tek olan ve herkesin bildiği şeyler de the alır: the sun, the moon, the sky. Evde the kitchen, the door; şehirde the station (konuşanların bildiği). the tekil, çoğul ve sayılamayan her isimle kullanılabilir.
I bought a book. The book is very good.
Bir kitap aldım. Kitap çok güzel.
Can you close the door?
Kapıyı kapatır mısın?
The sun is very hot today.
Bugün güneş çok sıcak.
Türkçede “Kapıyı kapat” derken “-ı” eki hangi kapı olduğunu bildiğimizi gösterir; İngilizcede bu görevi the yapar: Close the door.
Bir şeyden genel olarak bahsederken çoğul ve sayılamayan isimler artikelsiz kullanılır: I like cats (genel olarak kedileri). Water is important (genel olarak su).
Türkçe konuşanlar burada çok yanılır, çünkü Türkçede genel anlam için de -i ekini kullanırız: Kedileri severim. Ama İngilizcede “I like the cats” değil, I like cats. the cats dersen belli kedileri (mesela bahçedeki kedileri) kastedersin.
Belirli olunca the geri gelir: Music is my life (genel) ama The music at the party was loud (o partideki müzik).
I love chocolate.
Çikolatayı çok severim.
Dogs are friendly animals.
Köpekler dost canlısı hayvanlardır.
The dogs next door are noisy.
Yan evdeki köpekler gürültücü.
Kendine sor: “Genel olarak mı, yoksa belli olanlar mı?” Genel → artikel yok. Belli → the.
Bazı kalıplar artikelsiz kullanılır: go to school / work / bed, at home, at work, by bus / car / train, have breakfast / lunch / dinner. “go to the bed” ya da “by the bus” denmez.
Günler, aylar, diller, sporlar ve dersler de artikelsizdir: on Monday, in May, I speak English, I play football, I like maths.
Ama bazı kalıplar the ister: play the guitar / the piano (müzik aletleri), go to the cinema, listen to the radio, in the morning / the evening. Türkçede hiçbirinde fark yok; bu yüzden kalıp olarak ezberle.
I go to work by bus.
İşe otobüsle giderim.
We have dinner at home.
Akşam yemeğini evde yeriz.
She plays the piano in the evening.
Akşamları piyano çalar.
Spor: play football (artikelsiz). Müzik aleti: play the guitar (the ile). Bunu karıştırmak çok yaygın bir hata.
Çoğu ülke, şehir, kıta ve göl adı artikelsizdir: Turkey, Istanbul, Europe, Lake Van.
the alanlar: çoğul ya da içinde “States, Kingdom, Republic” gibi kelimeler olan ülke adları (the USA, the UK, the Netherlands), denizler, okyanuslar, nehirler (the Black Sea, the Atlantic, the Nile) ve dağ sıraları (the Alps).
Türkçede hiçbirinde artikel yok, o yüzden bunlar da ezber: I live in Turkey ama I live in the UK.
I was born in Turkey.
Türkiye'de doğdum.
She lives in the USA.
ABD'de yaşıyor.
We swam in the Black Sea.
Karadeniz'de yüzdük.
Kısaltma ya da çoğul gibi görünen ülke adı → büyük ihtimalle the: the USA, the UK, the Philippines.
Bu derste artikellerle ilgili her şeyi karışık olarak tekrar edeceksin.
a / an: tekil, ilk kez, herhangi biri; meslekler (a doctor). Ses önemli: an hour, a university. the: bilinen, belli ya da tek olan şey (the sun, the door).
Artikelsiz: genel anlamda çoğul ve sayılamayan isimler (I like cats), kalıplar (at home, by bus) ve çoğu ülke adı (Turkey). Ama the USA, the Black Sea, play the guitar.
She is an architect.
O bir mimar.
Close the window, please.
Pencereyi kapat lütfen.
I love chocolate.
Çikolatayı çok severim.