Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Konu | Kural | Örnek |
|---|---|---|
| Fiil + -ing | enjoy, finish, mind, avoid, keep, suggest, miss | I enjoy reading. / Would you mind waiting? |
| Fiil + to | want, decide, hope, plan, promise, agree, refuse, learn, manage | We decided to stay. / She refused to pay. |
| Olumsuz | not + -ing / not + to | He decided not to go. |
| İkisi de olur | like, love, hate, start, begin, continue | It started raining. = It started to rain. |
| would like | her zaman to | I'd like to go. (I'd like going ✗) |
| stop / remember / forget | -ing: yapılan şey · to: yapılacak şey / amaç | I stopped smoking. / Remember to call me. |
| Edat + -ing | in, at, of, for, before, after, without | She's good at drawing. / before leaving |
| look forward to | to bir edat → -ing | I look forward to hearing from you. |
| Özne olarak | -ing ile başlayan cümle | Swimming is good for you. |
| Amaç (-mek için) | to + fiil (for + fiil ✗) | I went out to buy bread. |
| Sıfat + to | easy, hard, nice, happy + to | It's easy to learn. / Nice to meet you. |
Bazı fiillerden sonra ikinci fiil -ing alır: I enjoy reading. Bu -ing'li fiile gerund denir. Türkçedeki -mek / -me isim-fiiline benzer: okumayı seviyorum, yazmayı bitirdim.
En sık kullanılanlar: enjoy (keyif almak), finish (bitirmek), mind (sakıncası olmak), avoid (kaçınmak), keep (sürekli yapmak), suggest (önermek), miss (özlemek), practise (pratik yapmak).
Türklerin tipik hatası: “yazmayı bitirdim” derken aklımıza to gelir. “I finished to write” ✗ → I finished writing ✓. Bu fiillerden sonra to kullanılmaz.
Olumsuz yapmak için -ing'den önce not gelir: He suggested not going out. (Dışarı çıkmamayı önerdi.)
I enjoy walking in the rain.
Yağmurda yürümekten keyif alırım.
Have you finished writing the report?
Raporu yazmayı bitirdin mi?
Would you mind opening the window?
Pencereyi açar mısınız?
Would you mind …ing? çok kibar bir rica kalıbıdır: Would you mind waiting a minute? (Bir dakika bekler misiniz?) Kelime anlamı “…mekten rahatsız olur musunuz?” demektir.
Bazı fiillerden sonra ise to + fiilin yalın hali (infinitive) gelir: I want to travel. Bu fiiller genelde istek, karar, plan, söz gibi ileriye dönük şeyler anlatır.
En sık kullanılanlar: want, would like, need, decide (karar vermek), hope (ummak), plan, promise (söz vermek), agree (kabul etmek), refuse (reddetmek), learn, manage (başarmak), offer (teklif etmek), afford (gücü yetmek).
Olumsuz: not to: She decided not to go. (Gitmemeye karar verdi.)
Türklerin sık hataları: to'yu unutmak (“I want go” ✗) ya da -ing kullanmak (“I want going” ✗). Doğrusu: I want to go ✓.
We decided to buy a new car.
Yeni bir araba almaya karar verdik.
She promised to help me.
Bana yardım edeceğine söz verdi.
Ayşe decided not to go.
Ayşe gitmemeye karar verdi.
Kaba bir kural: -ing genelde yaşanan, bilinen şeyleri (enjoy doing = yapıyorum ve hoşuma gidiyor), to ise henüz olmamış, ileriye dönük şeyleri anlatır (want to do = henüz yapmadım, istiyorum).
like, love, hate, start, begin, continue fiillerinden sonra hem -ing hem to kullanılabilir, anlam neredeyse aynıdır: It started raining. = It started to rain.
Ama would like / would love / would prefer her zaman to alır: I'd like to go. (I'd like going ✗)
stop ile anlam değişir: I stopped smoking. (Sigarayı bıraktım.) / I stopped to smoke. (Sigara içmek için durdum.) stop + to = bir şey yapmak için durmak.
remember / forget + -ing → geçmişte yaptığın bir şeyi hatırlamak / unutmak: I remember meeting her. (Onunla tanıştığımı hatırlıyorum.) remember / forget + to → yapman gereken bir şey: Remember to lock the door. (Kapıyı kilitlemeyi unutma.)
He stopped smoking ten years ago.
On yıl önce sigarayı bıraktı.
We stopped to have lunch.
Öğle yemeği yemek için durduk.
I remember watching this film as a child.
Çocukken bu filmi izlediğimi hatırlıyorum.
Don't forget to lock the door.
Kapıyı kilitlemeyi unutma.
Türkçedeki “…mayı unutma” kalıbı neredeyse her zaman Don't forget to… ile çevrilir: Don't forget to call me. (Beni aramayı unutma.)
Bir edattan (in, at, of, about, for, without, before, after…) sonra fiil gelirse her zaman -ing olur: I'm interested in learning Japanese. She's good at drawing.
Sık kalıplar: good at (…de iyi), interested in (…ile ilgili), tired of (…den bıkmış), afraid of (…den korkan), thinking about, thank you for, before / after, without (…meden).
look forward to (dört gözle beklemek) tuzağı: buradaki to bir edattır, bu yüzden -ing gelir: I look forward to hearing from you. (to hear ✗)
Gerund cümlenin öznesi de olabilir: Swimming is good for you. (Yüzmek sağlığa iyidir.) Türkçedeki “-mek” ile başlayan cümleler gibi. “Swim is good” ✗.
She's very good at drawing.
Çizmekte çok iyidir.
He left without saying goodbye.
Hoşça kal demeden gitti.
Learning a language takes time.
Bir dil öğrenmek zaman alır.
Türkçede “gitmeden önce”, “yedikten sonra” derken fiil kişi eki almaz; İngilizcede de öyle: before going, after eating, without saying.
Amaç bildirmek için to + fiil kullanılır; Türkçedeki “-mek için” karşılığıdır: I went to the shop to buy milk. (Süt almak için markete gittim.)
Türklerin sık hatası “için”i for ile çevirmek: “I came here for learn English” ✗, “for to learn” ✗. Fiilden önce sadece to: I came here to learn English ✓. for ise isimle kullanılır: I went out for a coffee.
Sıfat + to: It's easy to learn. (Öğrenmesi kolay.) It's nice to meet you. I'm happy to help.
A2'den hatırla: too / enough ile de to gelir: The water is too cold to swim. She's old enough to drive.
I went out to buy some bread.
Biraz ekmek almak için dışarı çıktım.
He called me to ask about the meeting.
Toplantıyı sormak için beni aradı.
This book is difficult to understand.
Bu kitabı anlamak zor.
“Why…?” sorusuna kısa cevap da to ile verilir: Why are you learning English? — To get a better job. (Daha iyi bir iş bulmak için.)
Bu derste gerund (-ing) ve infinitive (to) ile ilgili her şeyi karışık olarak tekrar edeceksin.
-ing: enjoy, finish, mind, avoid, keep, suggest + edatlardan sonra + özne olarak. to: want, decide, hope, promise, refuse, manage, would like + amaç (-mek için) + sıfatlardan sonra.
Anlam değişenler: stop / remember / forget. -ing = yapılmış şey, to = yapılacak şey ya da amaç.
I don't mind working late.
Geç saate kadar çalışmak bana sorun değil.
They've decided to move to Izmir.
İzmir'e taşınmaya karar verdiler.
I'm looking forward to seeing you again.
Seni tekrar görmeyi dört gözle bekliyorum.