Hello People
DerslerKelimelerOyunlar

Günlük hedef

0/30

Her gün 30 puan topla, seriyi koru.

0gün seri0puan

Peo'nun notu

Kelimeler tuğladır, gramer ise harç. Günde 5 dakika ayırırsan cümle kurmak çok daha kolay hale gelir.

İngilizce konularıSatranç dersleriPython dersleriMüzik dersleriHakkındaİletişimGizlilikKullanım koşullarıÇerez politikası

© 2026 Dijital Masallar · hello@dijitalmasallar.com

DerslerKelimelerOyunlar
Derslere dön·Tüm B1 konuları
B1 · Ünite 41 özeti

Gerund ve infinitive

Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.

Özet tablo

KonuKuralÖrnek
Fiil + -ingenjoy, finish, mind, avoid, keep, suggest, missI enjoy reading. / Would you mind waiting?
Fiil + towant, decide, hope, plan, promise, agree, refuse, learn, manageWe decided to stay. / She refused to pay.
Olumsuznot + -ing / not + toHe decided not to go.
İkisi de olurlike, love, hate, start, begin, continueIt started raining. = It started to rain.
would likeher zaman toI'd like to go. (I'd like going ✗)
stop / remember / forget-ing: yapılan şey · to: yapılacak şey / amaçI stopped smoking. / Remember to call me.
Edat + -ingin, at, of, for, before, after, withoutShe's good at drawing. / before leaving
look forward toto bir edat → -ingI look forward to hearing from you.
Özne olarak-ing ile başlayan cümleSwimming is good for you.
Amaç (-mek için)to + fiil (for + fiil ✗)I went out to buy bread.
Sıfat + toeasy, hard, nice, happy + toIt's easy to learn. / Nice to meet you.
  • Fiil + -ingenjoy, finish, mind, avoid, keep, suggest, missÖrnek: I enjoy reading. / Would you mind waiting?
  • Fiil + towant, decide, hope, plan, promise, agree, refuse, learn, manageÖrnek: We decided to stay. / She refused to pay.
  • Olumsuznot + -ing / not + toÖrnek: He decided not to go.
  • İkisi de olurlike, love, hate, start, begin, continueÖrnek: It started raining. = It started to rain.
  • would likeher zaman toÖrnek: I'd like to go. (I'd like going ✗)
  • stop / remember / forget-ing: yapılan şey · to: yapılacak şey / amaçÖrnek: I stopped smoking. / Remember to call me.
  • Edat + -ingin, at, of, for, before, after, withoutÖrnek: She's good at drawing. / before leaving
  • look forward toto bir edat → -ingÖrnek: I look forward to hearing from you.
  • Özne olarak-ing ile başlayan cümleÖrnek: Swimming is good for you.
  • Amaç (-mek için)to + fiil (for + fiil ✗)Örnek: I went out to buy bread.
  • Sıfat + toeasy, hard, nice, happy + toÖrnek: It's easy to learn. / Nice to meet you.
1

Okumayı seviyorum, yazmayı bitirdim

Bazı fiillerden sonra ikinci fiil -ing alır: I enjoy reading. Bu -ing'li fiile gerund denir. Türkçedeki -mek / -me isim-fiiline benzer: okumayı seviyorum, yazmayı bitirdim.

En sık kullanılanlar: enjoy (keyif almak), finish (bitirmek), mind (sakıncası olmak), avoid (kaçınmak), keep (sürekli yapmak), suggest (önermek), miss (özlemek), practise (pratik yapmak).

Türklerin tipik hatası: “yazmayı bitirdim” derken aklımıza to gelir. “I finished to write” ✗ → I finished writing ✓. Bu fiillerden sonra to kullanılmaz.

Olumsuz yapmak için -ing'den önce not gelir: He suggested not going out. (Dışarı çıkmamayı önerdi.)

  • I enjoy walking in the rain.

    Yağmurda yürümekten keyif alırım.

  • Have you finished writing the report?

    Raporu yazmayı bitirdin mi?

  • Would you mind opening the window?

    Pencereyi açar mısınız?

Would you mind …ing? çok kibar bir rica kalıbıdır: Would you mind waiting a minute? (Bir dakika bekler misiniz?) Kelime anlamı “…mekten rahatsız olur musunuz?” demektir.

Bu dersi çalış
2

Gitmek istiyorum, kalmaya karar verdim

Bazı fiillerden sonra ise to + fiilin yalın hali (infinitive) gelir: I want to travel. Bu fiiller genelde istek, karar, plan, söz gibi ileriye dönük şeyler anlatır.

En sık kullanılanlar: want, would like, need, decide (karar vermek), hope (ummak), plan, promise (söz vermek), agree (kabul etmek), refuse (reddetmek), learn, manage (başarmak), offer (teklif etmek), afford (gücü yetmek).

Olumsuz: not to: She decided not to go. (Gitmemeye karar verdi.)

Türklerin sık hataları: to'yu unutmak (“I want go” ✗) ya da -ing kullanmak (“I want going” ✗). Doğrusu: I want to go ✓.

  • We decided to buy a new car.

    Yeni bir araba almaya karar verdik.

  • She promised to help me.

    Bana yardım edeceğine söz verdi.

  • Ayşe decided not to go.

    Ayşe gitmemeye karar verdi.

Kaba bir kural: -ing genelde yaşanan, bilinen şeyleri (enjoy doing = yapıyorum ve hoşuma gidiyor), to ise henüz olmamış, ileriye dönük şeyleri anlatır (want to do = henüz yapmadım, istiyorum).

Bu dersi çalış
3

Sigarayı bıraktım mı, sigara içmek için mi durdum?

like, love, hate, start, begin, continue fiillerinden sonra hem -ing hem to kullanılabilir, anlam neredeyse aynıdır: It started raining. = It started to rain.

Ama would like / would love / would prefer her zaman to alır: I'd like to go. (I'd like going ✗)

stop ile anlam değişir: I stopped smoking. (Sigarayı bıraktım.) / I stopped to smoke. (Sigara içmek için durdum.) stop + to = bir şey yapmak için durmak.

remember / forget + -ing → geçmişte yaptığın bir şeyi hatırlamak / unutmak: I remember meeting her. (Onunla tanıştığımı hatırlıyorum.) remember / forget + to → yapman gereken bir şey: Remember to lock the door. (Kapıyı kilitlemeyi unutma.)

  • He stopped smoking ten years ago.

    On yıl önce sigarayı bıraktı.

  • We stopped to have lunch.

    Öğle yemeği yemek için durduk.

  • I remember watching this film as a child.

    Çocukken bu filmi izlediğimi hatırlıyorum.

  • Don't forget to lock the door.

    Kapıyı kilitlemeyi unutma.

Türkçedeki “…mayı unutma” kalıbı neredeyse her zaman Don't forget to… ile çevrilir: Don't forget to call me. (Beni aramayı unutma.)

Bu dersi çalış
4

Çizmekte iyi, gitmeden önce

Bir edattan (in, at, of, about, for, without, before, after…) sonra fiil gelirse her zaman -ing olur: I'm interested in learning Japanese. She's good at drawing.

Sık kalıplar: good at (…de iyi), interested in (…ile ilgili), tired of (…den bıkmış), afraid of (…den korkan), thinking about, thank you for, before / after, without (…meden).

look forward to (dört gözle beklemek) tuzağı: buradaki to bir edattır, bu yüzden -ing gelir: I look forward to hearing from you. (to hear ✗)

Gerund cümlenin öznesi de olabilir: Swimming is good for you. (Yüzmek sağlığa iyidir.) Türkçedeki “-mek” ile başlayan cümleler gibi. “Swim is good” ✗.

  • She's very good at drawing.

    Çizmekte çok iyidir.

  • He left without saying goodbye.

    Hoşça kal demeden gitti.

  • Learning a language takes time.

    Bir dil öğrenmek zaman alır.

Türkçede “gitmeden önce”, “yedikten sonra” derken fiil kişi eki almaz; İngilizcede de öyle: before going, after eating, without saying.

Bu dersi çalış
5

Ekmek almak için çıktım

Amaç bildirmek için to + fiil kullanılır; Türkçedeki “-mek için” karşılığıdır: I went to the shop to buy milk. (Süt almak için markete gittim.)

Türklerin sık hatası “için”i for ile çevirmek: “I came here for learn English” ✗, “for to learn” ✗. Fiilden önce sadece to: I came here to learn English ✓. for ise isimle kullanılır: I went out for a coffee.

Sıfat + to: It's easy to learn. (Öğrenmesi kolay.) It's nice to meet you. I'm happy to help.

A2'den hatırla: too / enough ile de to gelir: The water is too cold to swim. She's old enough to drive.

  • I went out to buy some bread.

    Biraz ekmek almak için dışarı çıktım.

  • He called me to ask about the meeting.

    Toplantıyı sormak için beni aradı.

  • This book is difficult to understand.

    Bu kitabı anlamak zor.

“Why…?” sorusuna kısa cevap da to ile verilir: Why are you learning English? — To get a better job. (Daha iyi bir iş bulmak için.)

Bu dersi çalış
6

Hepsini bir araya getir

Bu derste gerund (-ing) ve infinitive (to) ile ilgili her şeyi karışık olarak tekrar edeceksin.

-ing: enjoy, finish, mind, avoid, keep, suggest + edatlardan sonra + özne olarak. to: want, decide, hope, promise, refuse, manage, would like + amaç (-mek için) + sıfatlardan sonra.

Anlam değişenler: stop / remember / forget. -ing = yapılmış şey, to = yapılacak şey ya da amaç.

  • I don't mind working late.

    Geç saate kadar çalışmak bana sorun değil.

  • They've decided to move to Izmir.

    İzmir'e taşınmaya karar verdiler.

  • I'm looking forward to seeing you again.

    Seni tekrar görmeyi dört gözle bekliyorum.

Bu dersi çalış
← Önceki · B1 · Ünite 40Reported speechSonraki · B1 · Ünite 42 →Phrasal verbs