Hello People
DerslerKelimelerOyunlar

Günlük hedef

0/30

Her gün 30 puan topla, seriyi koru.

0gün seri0puan

Peo'nun notu

Kelimeler tuğladır, gramer ise harç. Günde 5 dakika ayırırsan cümle kurmak çok daha kolay hale gelir.

İngilizce konularıSatranç dersleriPython dersleriMüzik dersleriHakkındaİletişimGizlilikKullanım koşullarıÇerez politikası

© 2026 Dijital Masallar · hello@dijitalmasallar.com

DerslerKelimelerOyunlar
Derslere dön·Tüm C1 konuları
C1 · Ünite 62 özeti

Cleft sentences

Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.

Özet tablo

YapıKuralÖrnek
It-cleftIt is / was + vurgu + who / thatIt was Ali who broke it.
Fiilher zaman is / was (çoğulda bile)It was my parents who paid.
Wh-cleftWhat + cümle + is / was + vurguWhat I need is a holiday.
Eylem vurgusuWhat … did was + yalın fiilWhat she did was call the police.
All / The thing / The reasonAll I want… (All what ✗)The reason I left was the noise.
Emphatic dodo / does / did + yalın fiilI do like it. She did call.
It wasn't until … thatancak … -ıncaIt wasn't until ten that he came.
Ters wh-cleftThat's what / why · This is whereThat's why she left.
  • It-cleftIt is / was + vurgu + who / thatÖrnek: It was Ali who broke it.
  • Fiilher zaman is / was (çoğulda bile)Örnek: It was my parents who paid.
  • Wh-cleftWhat + cümle + is / was + vurguÖrnek: What I need is a holiday.
  • Eylem vurgusuWhat … did was + yalın fiilÖrnek: What she did was call the police.
  • All / The thing / The reasonAll I want… (All what ✗)Örnek: The reason I left was the noise.
  • Emphatic dodo / does / did + yalın fiilÖrnek: I do like it. She did call.
  • It wasn't until … thatancak … -ıncaÖrnek: It wasn't until ten that he came.
  • Ters wh-cleftThat's what / why · This is whereÖrnek: That's why she left.
1

Camı kıran Ali'ydi

Cleft (yarılmış) cümle, tek bir cümleyi ikiye bölerek bir parçayı vurgular. En yaygını it-cleft: It + is / was + vurgulanan öğe + that / who + cümlenin geri kalanı.

Ali broke the window. → It was Ali who broke the window. (Camı kıran Ali'ydi.) → It was the window that Ali broke. (Ali'nin kırdığı şey camdı.) → It was yesterday that Ali broke it. (Dün kırdı, başka bir gün değil.)

Türkçe aynı vurguyu -an / -dığı yapısıyla verir: “Camı kıran Ali'ydi”, “Kırdığı camdı.” Ya da vurgulanan kelimeyi fiilin hemen önüne koyarız: “Camı Ali kırdı.” İngilizcede kelime sırası bu kadar esnek değildir; bu işi it-cleft yapar.

Türklerin tipik hataları: who / that'i atlamak (“It was Ali broke…” ✗) ve çoğul öğe vurgulanınca “It were” demek (“It were the students…” ✗ → It was the students…).

  • It was Ali who broke the window.

    Camı kıran Ali'ydi.

  • It was in Paris that they first met.

    İlk tanıştıkları yer Paris'ti.

  • It's not the money that worries me.

    Beni endişelendiren para değil.

Kişi vurgulanıyorsa who ya da that, diğer her şey için that. Fiil her zaman tekil: It is / It was — çoğul öğe vurgulansa bile.

Bu dersi çalış
2

İhtiyacım olan şey…

Wh-cleft'te cümle What ile başlar ve vurgulanan bilgi sona saklanır: I need a holiday → What I need is a holiday. His calm surprised me → What surprised me was his calm.

Bir eylemi vurgulamak için: What + özne + did + was + (to) yalın fiil: She called the police → What she did was call the police. Bir olayı anlatmak için: What happened was (that) the car broke down.

Buradaki what = Türkçedeki “-dığım şey”: “İhtiyacım olan şey bir tatil.” Türklerin hataları: what yerine which kullanmak (“Which I need is…” ✗) ve fazladan it eklemek (“What I need it is…” ✗).

  • What I need is a long holiday.

    İhtiyacım olan uzun bir tatil.

  • What surprised me was her answer.

    Beni şaşırtan onun cevabıydı.

  • What he did was call the police.

    Yaptığı şey polisi aramak oldu.

Wh-cleft dinleyiciyi bekletir: önce “İhtiyacım olan…” deyip asıl bilgiyi sona saklarsın. Sunumlarda ve tartışmalarda çok etkilidir.

Bu dersi çalış
3

Tek istediğim…

What yerine başka kelimelerle de cleft kurulur: All (that) I want is a quiet evening. (Tek istediğim sakin bir akşam.) The thing (that) I miss most is my mother's cooking.

The reason (why) I left was the noise. The place where we met is now a café. The person who helped me was a stranger. Kalıp hep aynı: isim + yan cümle + be + vurgu.

All burada “hepsi” değil, “tek / sadece” anlamındadır: All I did was ask a question. (Tek yaptığım bir soru sormaktı.)

Türklerin klasik hatası “tüm istediğim” diye düşünüp what eklemek: “All what I want” ✗, “The thing what I hate” ✗. Doğrusu: All I want, The thing (that) I hate.

  • All I want is a quiet evening.

    Tek istediğim sakin bir akşam.

  • The reason I left was the noise.

    Ayrılma sebebim gürültüydü.

  • The place where we met is now a café.

    Tanıştığımız yer şimdi bir kafe.

All what diye bir yapı yoktur. All'dan sonra ya hiçbir şey ya da that gelir: All (that) I need is you.

Bu dersi çalış
4

Gerçekten seviyorum!

Olumlu bir cümleyi vurgulamak, itiraz etmek ya da düzeltmek için fiilden önce do / does / did eklenir ve fiil yalın kalır: “You don't like it.” — “I do like it!” (Seviyorum ama!)

Geçmişte: She did call you — twice! (Seni aradı ama, hem de iki kez!) Üçüncü tekil: He does work hard. (Gerçekten çok çalışıyor.)

Emir cümlesinde Do sıcak ve kibar bir davettir: Do sit down. (Lütfen oturun.) Do come in!

Türkçede aynı vurguyu “gerçekten”, “ama”, “valla” gibi kelimelerle ya da tonlamayla veririz. Türklerin hatası çekimi iki kez yapmak: “She did called” ✗, “He does works” ✗.

  • I do like your new haircut.

    Yeni saç kesimini gerçekten beğendim.

  • She did call you — twice!

    Seni aradı ama, hem de iki kez!

  • Do sit down.

    Lütfen oturun.

Konuşmada vurgu do / did üzerine yapılır: I DO like it. Yazıda bu kelime tek başına vurguyu taşır.

Bu dersi çalış
5

Ancak eve varınca fark ettim

It wasn't until + zaman / yan cümle + that … = Ancak … -ınca / … -a kadar … -madı. It wasn't until I got home that I noticed the mistake. (Hatayı ancak eve varınca fark ettim.)

Bu, 61. ünitedeki “Not until I got home did I notice…” ile aynı anlamdadır, ama devrik değildir ve konuşmada çok daha yaygındır.

Wh-cleft ters de kurulabilir; vurgulanan şey başa geçer: That's what I mean. (Demek istediğim bu.) This is where I grew up. (Büyüdüğüm yer burası.) That's why she left. (Bu yüzden gitti.)

Türklerin hataları: “It was until…” ✗ (olumsuz gerekir: It wasn't until) ve “the place what…” ✗.

  • It wasn't until I got home that I noticed.

    Ancak eve varınca fark ettim.

  • That's what I mean.

    Demek istediğim bu.

  • This is where I grew up.

    Büyüdüğüm yer burası.

Türkçedeki “ancak … -ınca” yapısını gördüğünde aklına iki seçenek gelsin: It wasn't until … that (gündelik) ya da Not until … did (resmi).

Bu dersi çalış
6

Hepsini bir araya getir

It was X who / that… bir öğeyi öne çıkarır; fiil hep tekil (It was).

What I need is…, All I want is…, The reason I left was… asıl bilgiyi sona saklar. “All what” ✗.

do / does / did + yalın fiil olumlu cümleyi vurgular; It wasn't until … that “ancak … -ınca” demektir.

  • It was Elif who found the keys.

    Anahtarları bulan Elif'ti.

  • All I need is you.

    Tek ihtiyacım olan sensin.

  • She did phone you.

    Seni aradı ama.

Bu dersi çalış
← Önceki · C1 · Ünite 61Devrik yapılar (inversion)Sonraki · C1 · Ünite 63 →Participle clauses